Türkiye’de yatırımcıların tasarruf alışkanlıklarına ilişkin son veriler, altının kripto para birimlerinin önünde açık ara favorisi olmaya devam ettiğini ortaya koymaktadır. ING Türkiye’nin NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği 2025 yılı dördüncü çeyrek Tasarruf Eğilimleri Araştırması’na göre yastık altı altın yüzde 43 ile en çok tercih edilen tasarruf aracı konumundadır. Kripto para birimleri ise bu sıralamada çok daha gerilerde kalmaktadır.
Altın Tartışmasız Lider
Araştırma sonuçları, Türk yatırımcıların geleneksel reflekslerinden vazgeçmediğini açıkça göstermektedir. Yastık altı altın yüzde 43 ile birinci sırada yer alırken, yastık altı nakit yüzde 32 ile ikinci sırayı almıştır. Altın veya diğer değerli metal hesapları yüzde 21 oranında tercih edilmektedir. TL vadeli hesaplar yüzde 18, hisse senedi ve borsa yüzde 16, bireysel emeklilik fonları ise yüzde 15 ile sıralamada devam etmektedir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Hanehalkı Beklentileri Anketi’nden elde edilen veriler de bu tabloyu güçlü biçimde desteklemektedir. Ankete katılanların yüzde 55,5’i ellerinde nakit olsa altın alacaklarını belirtmiştir. Bu oran bir önceki ay yüzde 52,8 düzeyindeydi ve yükseliş eğiliminin hız kazandığı görülmektedir.
700 Milyar Dolarlık Yastık Altı Serveti
Altına olan bu yoğun talep rakamlarla da somutlaşmaktadır. TCMB Başkanı Fatih Karahan, Türkiye’de yaklaşık 600 milyar dolarlık yastık altı altın birikimi bulunduğunu tahmin ettiklerini açıklamıştır. QNB Finansbank Baş Ekonomisti Erkin Işık ise altın ticareti ve yurt içi üretim verilerine dayanarak Türkiye’nin toplam altın stokunun Ocak 2026 itibarıyla yaklaşık 4.281 ton olduğunu hesaplamıştır. Ons başına 5.063 dolar fiyat baz alındığında bu stokun toplam değeri 700 milyar dolara yaklaşmaktadır.
Küresel altın fiyatlarındaki yükseliş Türk hanehalkı için ciddi bir servet etkisi yaratmaktadır. Altın, Şubat 2026’da ons başına 5.108 dolar ile tarihi bir rekor seviyeye ulaşmıştır. Gram altın fiyatı ise Türkiye’de 6.800 TL’nin üzerine çıkmıştır. J.P. Morgan’ın 2026 yıl sonu için ons başına 5.000-6.300 dolar aralığındaki tahminleri, Goldman Sachs’ın 5.400 dolarlık hedefi ve Wells Fargo’nun 6.100-6.300 dolar öngörüsü, altın fiyatlarının yükseliş trendini sürdüreceğine işaret etmektedir.
Kripto Benimsenmesi Yüksek Ama Tasarrufta Geride
Türkiye, kripto para benimsenmesinde dünya genelinde lider konumda bulunmaktadır. Nüfusun yüzde 25,6’sı kripto para sahibidir ve ülke küresel kripto işlem hacminde dördüncü sırada yer almaktadır. Kripto para kullanıcı sayısı 24-26 milyon kişiye ulaşmış durumdadır. Sektörün 2025 yılı geliri 2,2 milyar dolar olarak tahmin edilirken bu rakamın 2026’da yüzde 15,33’lük büyümeyle 2,6 milyar dolara çıkması beklenmektedir.
Ancak bu yüksek benimseme oranına rağmen Türk yatırımcı tasarruf tercihinde kripto parayı altının çok gerisinde bırakmaktadır. Bunun temel nedenlerinden biri, altının Anadolu kültüründe yüzyıllardır süregelen güvenli liman statüsüdür. Türk halkı nesiller boyu altını hem yatırım aracı hem de kültürel bir değer olarak benimsemiştir. Düğünlerden bayramlara, doğumdan emekliliğe kadar hayatın her aşamasında altın vazgeçilmez bir unsur olmaya devam etmektedir.
Cinsiyet ve Kuşak Farkı Belirleyici
Araştırmada dikkat çeken bir diğer bulgu, yatırım tercihlerindeki cinsiyet farklılığıdır. Kadınlar yastık altı altın ve altın hesabı gibi geleneksel araçları erkeklere kıyasla çok daha yüksek oranda tercih etmektedir. Erkeklerde ise hisse senedi, borsa ve kripto para birimlerine yönelim daha belirgin düzeydedir. Kripto para yatırımcılarının büyük çoğunluğu 18-44 yaş aralığındaki genç ve orta yaş kuşağından oluşmaktadır.
Düzenleyici Çerçeve ve Geleceğe Bakış
Türkiye, 2025 yılında kripto varlık hizmet sağlayıcıları için kapsamlı düzenlemeler hayata geçirmiştir. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) denetimine alınan sektörde lisanslama, sermaye yeterliliği ve kara para aklama önlemleri sıkılaştırılmıştır. 2026 yılında kripto işlemler üzerinden alınacak bir vergi gündeme gelebilecektir.
Öte yandan Türkiye, madencilik sektörünü güçlendirmek amacıyla 2026 yılı içinde İstanbul Finans Merkezi bünyesinde yeni bir madencilik borsası kurmayı planlamaktadır. Bu hamle, altın başta olmak üzere stratejik minerallerde fiyat şeffaflığını artırmayı ve yatırımcılara daha güvenli bir ticaret ortamı sunmayı hedeflemektedir.
Sonuç olarak Türk yatırımcı, dijital dönüşümün hız kazandığı bir dönemde bile altına olan güvenini korumaktadır. Kripto para birimleri genç kuşaklar arasında hızla yayılsa da tasarruf alışkanlıklarında altının tahtını sarsmaktan henüz çok uzaktır. Yükselen altın fiyatları, güçlü merkez bankası talebi ve kültürel bağlar bu tercihin yakın gelecekte de süreceğine işaret etmektedir.


