Coinbase CEO’su Brian Armstrong, ABD Senatosu’nun kripto piyasa yapısı yasa tasarısına verdiği desteği geri çektiğini açıkladı. Armstrong, mevcut taslağın “mevcut durumdan önemli ölçüde daha kötü” olduğunu belirterek, tasarının yasalaşmasındansa hiç çıkmamasının daha iyi olacağını söyledi. Bu hamle, düzenleyiciler ile kripto sektörü arasındaki artan gerilimi gözler önüne serdi.
48 Saatlik İnceleme Sonrası Ret Kararı
Armstrong, şirketin son 48 saat içinde Senato Bankacılık Komitesi taslağını incelediğini ve yasa tasarısının “mevcut durumdan maddi olarak daha kötü” olacağı sonucuna vardığını açıkladı. Arkasındaki iki partili çabayı takdir ettiğini belirten CEO, Coinbase’in ABD kripto sektöründe inovasyona ve rekabete zarar vereceğine inandığı bir çerçeveyi desteklemektense hiç yasa çıkmamasını tercih edeceğini söyledi.
Bu geri adım, kripto endüstrisinin Washington’daki etki gücünü ve düzenleyici süreçte ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor. Coinbase, ABD’nin en büyük kripto borsalarından biri olarak önemli lobicilik gücüne sahip. Armstrong’un açık muhalefeti, tasarının şu anki haliyle geçmesini zorlaştırabilir.
Tokenizasyon, DeFi ve Stablecoin Endişeleri
Armstrong, X platformunda yaptığı açıklamada, tasarıyı mevcut haliyle kabul edilemez kılan birkaç hükmü sıraladı. CEO, taslağın tokenize edilmiş hisse senetlerini fiilen yasaklayacağını, merkeziyetsiz finansı hükümetin kullanıcı finansal verilerine erişimini genişletecek şekilde kısıtlayacağını savundu.
Ayrıca, Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu’nun (CFTC) yetkisini Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) tabi kılarak zayıflatacağını iddia etti. Bu değişiklik, kripto sektörünün uzun süredir savunduğu CFTC merkezli düzenleme yaklaşımının tersine bir hareket.
Armstrong, stablecoinler üzerindeki ödülleri sınırlayacak önerilen değişiklikleri de eleştirdi. Bu tür önlemlerin, kripto tabanlı ödeme ve getiri ürünlerinden gelen rekabeti kısıtlayarak bankaları avantajlı konuma getireceğini söyledi.
Stablecoin Hükümleri En Tartışmalı Konu
Stablecoin hükümleri, Senato taslağının en çekişmeli unsurlarından biri olarak ortaya çıktı. Bankacılık grupları, ödüllerin sigortalı kurumlardan mevduat çekebileceği konusunda uyarıda bulunurken, kripto firmaları bunları yasaklamanın rekabet karşıtı olacağını savunuyor.
Geleneksel bankalar, yüksek getirili stablecoin ürünlerinin mevduat tabanlarını aşındırdığından şikayet ediyor. Özellikle Circle’ın USDC’si ve diğer stablecoinler, yüzde 4-5 gibi getiriler sunabiliyor. Bu, banka mevduat hesaplarının çok üzerinde.
Kripto şirketleri ise, getiri yasağının serbest piyasa ilkelerine aykırı olduğunu ve tüketicilerin daha iyi ürünlere erişimini engellediğini belirtiyor. Coinbase, stablecoin getirileri konusunda en sesli savunuculardan biri.
Desteği Geri Çekmeye Rağmen İyimser Kalan Armstrong
Desteğini geri çekmesine rağmen Armstrong, milletvekillerinin devam eden müzakere ve katılım yoluyla daha iyi bir sonuca ulaşabileceği konusunda iyimser kaldığını söyledi. Bu, köprülerin tamamen yakılmadığını ve diyaloğun devam edeceğini gösteriyor.
Kripto lobisi, Washington’da son yıllarda önemli ölçüde güçlendi. Sektör, kampanya bağışları ve profesyonel lobicilik firmaları aracılığıyla etki alanını genişletti. Armstrong’un açık eleştirisi, bu gücün göstergesi.
Yıllarca Süren Belirsizlikten Sonra Netlik Arayışı
Senato taslağı, yıllarca süren uygulama odaklı düzenlemeden sonra kripto piyasaları için yasal bir çerçeve oluşturma çabasının parçası. Milletvekilleri, dijital varlıkların ne zaman menkul kıymet veya emtia olarak kabul edileceğini netleştirmeye ve SEC ile CFTC arasındaki düzenleyici yargı yetkisini tanımlamaya çalışıyor.
Bu konu, yüksek profilli uygulama davaları ve borsa çöküşlerinin ardından merkezi önem kazandı. FTX çöküşü, Binance davası ve Coinbase’e karşı SEC davası, net kuralların aciliyetini vurguladı.
Bu hafta başlarında, Senato Tarım Komitesi kendi piyasa yapısı metnini yayınlamak ve bu ay sonunda işaretleme yapmak için bir zaman çizelgesi belirledi. Bu, resmi yasal tartışmaya doğru ivmeyi işaret ediyor.
Sektör yöneticileri, daha net yasal kuralların yasal riski azaltabileceğini ve kurumsal katılımı teşvik edebileceğini söyledi. Ancak bu, çerçevenin yeni belirsizlik biçimleri yerine kesinlik sağlaması koşuluyla geçerli.
Sektör Bölünmesi ve Stratejik Hesaplamalar
Armstrong’un açık muhalefeti, kripto sektöründe fikir birliği olmadığını gösteriyor. Bazı şirketler, kusurlu da olsa bir yasal çerçeveye sahip olmayı tercih ederken, Coinbase daha prensipli yaklaşım sergiliyor.
Bu bölünme, düzenleyicilerin işini kolaylaştırabilir veya zorlaştırabilir. Birleşik sektör muhalefeti, tasarıyı durdurabilir. Ancak bölünmüş sektör, bazı tavizlerle geçişe izin verebilir.
Coinbase’in stratejik hesaplaması, kötü yasanın hiç yasadan daha zararlı olduğu yönünde. Şirket, mevcut belirsizlikte mahkeme davalarıyla uğraşmayı, yeni kısıtlayıcı yasalara tercih ediyor gibi görünüyor.
Gelecekteki Adımlar ve Beklentiler
Senato Bankacılık Komitesi, Armstrong’un eleştirilerini dikkate alıp almayacağını göreceğiz. Komite, tasarıda değişiklik yapabilir veya mevcut halini savunabilir. Her iki durumda da, tartışma yoğunlaşacak.
Kripto sektörü, 2026’nın kritik düzenleyici yıl olacağını biliyor. Trump yönetiminin kripto dostu tutumu, yasal çerçeve için fırsat penceresi açtı. Ancak bu pencerenin ne kadar süreceği belirsiz.
Coinbase ve diğer büyük oyuncular, mümkün olan en iyi yasayı elde etmek için lobicilik çabalarını artıracak. Armstrong’un açık muhalefeti, bu çabanın bir parçası olarak görülmeli. Şirket, daha iyi şartlar için müzakere gücü yaratmaya çalışıyor.
Sonuç olarak, Coinbase’in desteğini geri çekmesi, kripto düzenlemesi konusunda Washington’daki mücadelenin yeni aşamasını işaret ediyor. Sektör ve düzenleyiciler arasındaki çekişme devam ediyor ve nihai sonuç henüz belirsiz.

