Kripto para piyasaları uzun yıllar boyunca geleneksel finansal piyasalardan tamamen bağımsız hareket eden “alternatif bir varlık sınıfı” olarak görüldü. Ancak özellikle son birkaç yılda bu algı köklü bir dönüşüm geçirdi. Bitcoin, Ethereum ve diğer önemli kripto varlıklar artık hisse senetleri, tahviller ve emtialarla eskisinden çok daha güçlü bağlantılar sergiliyor. Peki bu korelasyon tam olarak ne anlama geliyor ve yatırımcılar için neden bu kadar önemli?
Korelasyon Nedir ve Nasıl Ölçülür?
Korelasyon, iki farklı varlığın fiyat hareketleri arasındaki ilişkiyi gösteren istatistiksel bir ölçüttür. -1 ile +1 arasında değişen korelasyon katsayısı, varlıkların birbirleriyle nasıl hareket ettiğini ortaya koyar. Pozitif korelasyon, varlıkların aynı yönde hareket ettiğini gösterirken, negatif korelasyon ters yönlü hareketlere işaret eder. Sıfıra yakın değerler ise varlıklar arasında anlamlı bir ilişki olmadığını belirtir.
Kripto piyasalarının erken dönemlerinde Bitcoin ve diğer dijital varlıkların geleneksel piyasalarla korelasyonu genellikle sıfıra yakındı. Bu durum, kripto paraları portföy çeşitlendirmesi için ideal bir araç haline getiriyordu. Ancak kurumsal yatırımcıların piyasaya girmesi ve kripto varlıkların ana akım finansal sisteme entegrasyonu bu dinamiği değiştirdi.
S&P 500 ve Bitcoin İlişkisi
Kripto piyasalarının geleneksel finans ile en güçlü korelasyonu S&P 500 endeksi ile yaşanıyor. Özellikle 2020 pandemi dönemi sonrasında Bitcoin ve S&P 500 arasındaki korelasyon önemli ölçüde arttı. Küresel likiditenin arttığı dönemlerde her iki varlık sınıfı da yükselirken, sıkılaştırıcı para politikalarının uygulandığı dönemlerde birlikte düşüş yaşadı.
Bu ilişki tesadüf değil. Hedge fonları, aile ofisleri ve kurumsal yatırımcılar artık kripto varlıkları portföylerinin bir parçası olarak görüyor. Risk iştahının arttığı dönemlerde hem teknoloji hisseleri hem de kripto varlıklara yönelen sermaye, benzer fiyat hareketlerine neden oluyor. Tersine, piyasalarda korkunun hakim olduğu zamanlarda yatırımcılar her iki varlık sınıfından da çıkış yaparak nakit veya güvenli liman varlıklarına yöneliyor.
Nasdaq ve Teknoloji Hisseleri Bağlantısı
Bitcoin ve altcoinlerin Nasdaq Composite endeksi ile korelasyonu, S&P 500’den bile daha güçlü olabiliyor. Bunun nedeni, kripto varlıkların genç, yüksek büyüme potansiyeline sahip teknoloji şirketlerine benzer bir risk profiline sahip olması. Apple, Tesla, Nvidia gibi teknoloji devlerinin hisse fiyatları düştüğünde, Bitcoin ve Ethereum’un da benzer düşüşler yaşadığı sıklıkla gözlemleniyor.
Bu durum, kripto yatırımcılarının makro ekonomik gelişmeleri ve teknoloji sektörünün performansını yakından takip etmesi gerektiğini gösteriyor. Faiz artırımları, enflasyon verileri veya büyüme endişeleri teknoloji hisselerini etkilediğinde, kripto piyasaları da benzer tepkiler veriyor.
Altın ile Karmaşık İlişki
Bitcoin sıklıkla “dijital altın” olarak adlandırılsa da, altın ile korelasyonu karmaşık ve değişken bir yapıya sahip. Bazı dönemlerde Bitcoin ve altın birlikte yükselirken, başka zamanlarda tamamen farklı yönlerde hareket edebiliyor. Genel olarak makro ekonomik belirsizliklerin arttığı dönemlerde her iki varlık da güvenli liman arayışındaki yatırımcıların ilgisini çekiyor.
Ancak önemli bir fark var: Altın binlerce yıllık bir değer saklama aracı olarak kabul görürken, Bitcoin henüz on beş yıllık bir geçmişe sahip. Bu nedenle piyasa stresinin arttığı anlarda yatırımcılar genellikle önce altına yöneliyor, Bitcoin ise daha sonra ilgi görüyor. Uzun vadede ise Bitcoin’in altına benzer bir “değer saklama” fonksiyonu kazanıp kazanamayacağı hala tartışmalı bir konu.
Tahvil Piyasaları ve Getiri Eğrileri
ABD Hazine tahvillerinin getirileri, kripto piyasaları için kritik bir gösterge haline geldi. Özellikle 10 yıllık tahvil getirileri yükseldiğinde, Bitcoin ve altcoinlerde satış baskısı artıyor. Bunun nedeni basit: Yüksek tahvil getirileri, risksiz veya düşük riskli yatırım alternatiflerini daha cazip hale getiriyor. Yatırımcılar kripto gibi volatil varlıklardan çıkıp, garantili getiri sağlayan tahvillere yönelebiliyor.
Ters durumda ise tahvil getirilerinin düşük olduğu dönemlerde yatırımcılar daha yüksek getiri arayışına giriyor ve riskli varlıklara yöneliyor. Bu da kripto piyasalarına sermaye akışını artırıyor.
Dolar Endeksi Etkisi
ABD dolarının diğer ana para birimleri karşısındaki değerini ölçen DXY endeksi, kripto fiyatları üzerinde güçlü bir etkiye sahip. Genellikle dolar güçlendiğinde Bitcoin ve altcoinler baskı altına girerken, dolar zayıfladığında kripto varlıklar değer kazanıyor. Bunun temel nedeni, Bitcoin’in çoğunlukla dolar cinsinden fiyatlanması ve uluslararası bir değer aktarım aracı olarak kullanılması.
Gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde yaşanan değer kayıpları da kripto talebini artırabiliyor. Türkiye, Arjantin veya Venezuela gibi ülkelerde yerel para biriminin değer kaybettiği dönemlerde, vatandaşlar Bitcoin ve stablecoin’lere yöneliyor.
Yatırımcılar İçin Pratik Öneriler
Geleneksel piyasalar ile kripto arasındaki korelasyonu anlamak, daha bilinçli yatırım kararları almanızı sağlar. Portföyünüzü çeşitlendirirken sadece farklı kripto varlıklara yatırım yapmak yeterli olmayabilir. S&P 500 ve Bitcoin arasındaki yüksek korelasyon, her iki varlığın da aynı anda değer kaybedebileceği anlamına geliyor.
Makro ekonomik gelişmeleri takip etmek, Fed faiz kararlarını izlemek ve küresel likidite koşullarını anlamak artık her kripto yatırımcısı için zorunlu hale geldi. Aynı zamanda teknoloji sektörünün performansı ve tahvil getirilerindeki değişimler de portföy yönetiminizde dikkate almanız gereken faktörler.
Sonuç olarak, kripto piyasaları artık izole bir ekosistem değil. Geleneksel finansal sistemin bir parçası haline gelen bu piyasalarda başarılı olmak, hem kripto hem de makro ekonomi bilgisini bir arada kullanmayı gerektiriyor.


