ABD’nin en büyük bankacılık düzenleyicisi OCC (Para Birimi Denetleme Ofisi), bankaların kripto para işlemlerinde aracı olarak çalışabileceğini resmen açıkladı. 9 Aralık 2025 tarihli yorum mektubuyla yapılan açıklama, ABD bankacılık sisteminin kripto para sektörüne entegrasyonunda önemli dönüm noktası oluşturuyor.
Bankalara Yeni Yetkiler
OCC’nin yayınladığı yorumlayıcı mektup, ulusal bankaların ve federal tasarruf birliklerinin müşterileri adına kripto varlıklarını alıp satabileceğini doğruluyor. Bankalar, müşterilerinin talimatıyla saklama altındaki kripto varlıkları işleme koyabilecek. Ayrıca, kripto saklama ve işlem hizmetleri de dahil olmak üzere banka tarafından izin verilen kripto faaliyetlerini üçüncü taraf şirketlere devredebilecekler.
“Risksiz aracılık” işlemleri olarak adlandırılan bu modelde, banka bir taraftan kripto satın alır ve hemen diğer tarafa satar. İlk alım, karşılık gelen satış emrine bağlıdır. OCC, bu yapıda bankanın “vekil olarak hareket eden bir aracı kurum ile hukuki ve ekonomik açıdan eşdeğer” olduğunu belirtiyor.
Düzenleyici Değişim Süreci
Bu açıklama, OCC’nin 2025 yılı boyunca yaptığı bir dizi düzenleyici değişikliğin son halkasıdır. Mart 2025’te OCC, bankaların kripto saklama, belirli stablecoin faaliyetleri ve blokzincir ağlarına katılım gösterebileceklerini teyit eden yorum mektubu yayınladı. Aynı zamanda, bankaların bu faaliyetlere başlamadan önce denetim onayı alma zorunluluğunu kaldırdı.
Mayıs 2025’te yayınlanan başka bir mektupta, bankaların müşteri adına saklama altındaki dijital varlıkları alıp satabileceği netleştirildi. Ayrıca, uygun üçüncü taraf risk yönetimi uygulamaları izlendiği sürece, kripto faaliyetlerini üçüncü taraf sağlayıcılara devredebilecekleri belirtildi.
Acting Comptroller Rodney E. Hood, “OCC, bankaların yeni banka faaliyetlerini desteklemek için geleneksel faaliyetlerde olduğu gibi aynı güçlü risk yönetimi kontrollerine sahip olmasını bekliyor” dedi. Hood, bu hamlenin bankaların kripto ile ilgili faaliyetlerde bulunma yükünü azaltacağını ve bu banka faaliyetlerinin OCC tarafından tutarlı şekilde ele alınmasını sağlayacağını ekledi.
Büyük Bankaların Hamlesi
Düzenleyici açıklamaların ardından büyük ABD bankaları dikkatli ama istikrarlı adımlarla kripto sektörüne giriş yapıyor. Bank of America, Aralık başında zenginlik müşterilerine portföylerinin yüzde 1-4’ünü dijital varlıklara ayırmayı düşünmelerini tavsiye eden not yayınladı. Bu, bankanın şimdiye kadarki en net kripto desteğidir.
Citibank, 2026 yılına kadar başlatmayı planladığı kripto saklama platformu geliştirmektedir. Banka, gerekli altyapıyı oluşturmak için “iki ila üç yıl” harcadığını açıkladı. Morgan Stanley ise kripto tekliflerini genişletti. Ekim ayında şirket, danışmanların artık risk toleransı veya net değerden bağımsız olarak tüm varlık yönetimi müşterilerine kripto ürünleri sunabileceğini duyurdu.
En dramatik değişim JPMorgan Chase’den geldi. Blockchain veya dijital varlıklarla ilgili her şeye şüpheyle bakan banka, artık kripto sektöründe aktif rol oynamaya başladı. Ancak bu değişim bazı tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Bankacılık Sektöründen Tepkiler
OCC’nin kripto bankacılığına yönelik açılımı, geleneksel bankacılık sektöründen karışık tepkiler aldı. Amerikan Bankacılar Birliği (ABA) ve Bağımsız Topluluk Bankaları Birliği (ICBA), OCC’nin yaklaşımının iki katmanlı bankacılık sistemi yarattığını savunuyor.
ICBA Başkanı Rebeca Romero Rainey, OCC’nin ulusal güven yetkilerini genişletme yasal yetkisine sahip olmadığını ve ani başvuru akışının tüketicileri ve finansal sistemi tehdit ettiğini belirtti. Bankacılık grupları, fintech ve kripto şirketlerinin FDIC sigortası taşımadan veya tam hizmet bankalarından beklenen geleneksel sermaye ve likidite standartlarını karşılamadan prestijli ulusal tüzükler aldığını iddia ediyor.
Ancak OCC Başkanı Jonathan Gould, kripto saklamayı federal sistemden engellemeye çalışan bankaların “ilgisizlik reçetesi” uyguladığını uyardı. Gould, ulusal güven bankalarının 1970’lerden beri emanet dışı saklama faaliyetlerinde bulunduğunu ve 2025’in üçüncü çeyreğinde bu bankaların neredeyse 2 trilyon dolar emanet dışı saklama varlığı bildirdiğini söyledi.
SEC’in SAB 121 Kuralının Kaldırılması
Ocak 2025’te SEC’in Staff Accounting Bulletin 121 (SAB 121) kuralını kaldırması, bankaların kripto sektörüne girişini hızlandıran önemli gelişme oldu. Kural, daha önce bankaların müşteriler adına tutulan kripto varlıklarını kendi bilançolarına gerçeğe uygun değerle kaydetmelerini gerektiriyordu. Bu durum, önemli sermaye ve uyum yükleri yaratıyordu.
SAB 121’in kaldırılmasıyla bankalar, kripto saklama hizmetleri sunmak için daha rahat hareket edebilir hale geldi. Sektör tahminleri, dijital varlıklar için kurumsal saklama pazarının 2025 yılına kadar 683 milyar dolara ulaştığını ve bankaların ve ETF’lerin yüzde 65’ten fazlasını oluşturduğunu gösteriyor.
Yeni Banka Başvuruları Patlaması
OCC, 2025 yılında toplam 14 yeni banka tüzüğü başvurusu aldı. Bu rakam, önceki dört yılın toplamına neredeyse eşit. Başvuruların birkaçı, dijital varlık faaliyetleri veya ulusal güven bankası dönüşümleri içeriyor. Bu durum, 15 yıllık durgunluğun tersine dönmesini temsil ediyor. Geç 1990’larda yılda 100’den fazla başvuru varken, son yıllarda yıllık ortalama dört başvuru bile yoktu.
12 Aralık’ta OCC, Ripple, Fidelity, Paxos, First National Digital Currency Bank ve BitGo dahil olmak üzere beş dijital varlık şirketine ulusal güven tüzüğü için şartlı onay verdi. Banka düzenleyicisi, kripto başvuru sahiplerinin herhangi bir ulusal banka tüzüğü başvuru sahibiyle aynı “titiz inceleme”den geçtiğini vurguladı.
Ancak Anchorage Digital, OCC denetimi altında federal lisansa sahip tek kripto bankası olmaya devam ediyor. Acting Comptroller Hood, Nisan 2025’te Exchequer Club’daki konuşmasında “dijital varlıklarda sorumlu bankacılık faaliyetlerinin genişletilmesi”ni kurumun dört stratejik önceliğinden biri olarak belirledi.
Risk Yönetimi ve Güvenlik
OCC, bankaların kripto faaliyetlerini güvenli ve sağlam şekilde yürütmesi gerektiğini vurguluyor. Bankalar, kripto saklama faaliyetleri de dahil olmak üzere tüm işlemlerde uygun üçüncü taraf risk yönetimi uygulamalarını takip etmelidir. İzin verilen hizmetler arasında işlem takası, ticaret gerçekleştirme, defter tutma, değerleme, vergi hizmetleri ve raporlama bulunuyor.
Risksiz işlemler tamamen tehlikesiz değildir. Mektup, bankaların kripto akışını yönetme yeteneğini genişletirken, kayda değer risklere de işaret ediyor. Bankalar, piyasa volatilitesi, siber güvenlik tehditleri ve düzenleyici belirsizlikler gibi faktörlere karşı hazırlıklı olmalıdır.
Küresel Rekabet ve Avrupa
ABD’nin OCC çerçevesi aracılığıyla bankacılık sistemini kripto hizmetlerine pragmatik şekilde açarken, Avrupa ülkeleri farklı yaklaşımlar benimsiyor. İsviçre, Finans Kurumları Yasası’nda değişiklik yaparak dijital varlıklar için iki yeni lisans kategorisi oluşturdu. Stablecoin ihraççıları için “Ödeme Aracı Kurumu Lisansı” ve kripto hizmet sağlayıcıları için “Kripto Kurumu Lisansı” getirdi.
Washington’da siyasi yeniden yapılanmayla paralel olarak geleneksel finansal kurumların kripto pazarıyla kademeli birleşmesi gerçekleşiyor. Federal Reserve, OCC ve FDIC, önceki yıllarda çıkarılan kısıtlayıcı rehberliği geri çekti. Kurumsal yatırımcılar için bu düzenleyici netlik, bankaların OCC’nin gerekli risk yönetimi standartlarını karşılaması koşuluyla daha geniş ürün teklifleri ve daha derin pazar entegrasyonu yolunu açabilir.
Bankalar ve Kripto Geleceği
OCC’nin açıklamaları, ABD bankacılık sektörünün kripto para ile ilişkisinde dönüm noktasıdır. Federal düzenleyiciler, itibar riskine dayalı örtük caydırıcılıktan uzaklaşıyor ve güvenlik ve sağlamlığa dayalı bireyselleştirilmiş, risk tabanlı kararlara yöneliyor. Piyasa düzenleyicileri, dijital varlıklar ve stablecoin’ler için kuralları modernize etmeye başlıyor.
Geleneksel bankalar, kripto hizmetleri sunmak için düzenleyici netlik kazandı. Ancak başarı, uygun risk yönetimi, siber güvenlik önlemleri ve müşteri güveninin korunmasına bağlı olacaktır. Önümüzdeki yıllarda bankaların kripto sektöründeki rolü genişleyecek ve finansal sistemin dijital varlıklarla entegrasyonu derinleşecektir.


