Blockchain analiz şirketi Chainalysis’in yeni raporuna göre, İran’ın kripto para ekosistemi 2025 yılında yaklaşık 7,8 milyar dolarlık işlem hacmine ulaştı. Bu rakam, yaptırımlar, bölgesel çatışmalar ve iç karışıklıklar ortamında dijital varlıkların ülke ekonomisine ne kadar derinden yerleştiğini gözler önüne seriyor.
Raporda dikkat çeken nokta, kripto para kullanımının hem yaptırımlardan kaçmaya çalışan devlet aktörleri hem de ekonomik istikrarsızlıkla mücadele eden vatandaşlar tarafından benimsenmiş olması. Bitcoin, İran’da iki farklı amaca hizmet eden çift işlevli bir finansal araç haline geldi.
Devrim Muhafızları Kripto Para Ekonomisine Hakim
Chainalysis’in en çarpıcı bulgularından biri, İran İslam Devrim Muhafızları Birliği’nin (IRGC) kripto para ekonomisindeki artan hakimiyeti oldu. 2025 yılının dördüncü çeyreğinde, İran’daki toplam kripto para faaliyetlerinin yüzde 50’sinden fazlası Devrim Muhafızları’na bağlı ağlarla ilişkili adreslere geldi.
Devrim Muhafızları ile bağlantılı cüzdanlara ulaşan fonlar 2024 yılında 2 milyar doları aşarken, 2025 yılında bu rakam 3 milyar doları geçti. Bu artış, grubun operasyonlarını finanse etmek, sınır ötesi fon transferi gerçekleştirmek ve bölgesel vekil ağları desteklemek için dijital varlıkları giderek daha fazla kullandığını gösteriyor.
Raporda belirtildiğine üzere, bu rakamlar yalnızca ABD Hazine Bakanlığı’nın Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) ve İsrail’in Terörle Mücadele Finansman Ulusal Bürosu tarafından kamuoyuna açıklanmış, yaptırım uygulanan cüzdanlara dayanıyor. Dolayısıyla gerçek rakamların bundan çok daha yüksek olabileceği değerlendiriliyor.
Siyasi Krizler Bitcoin Kullanımını Artırıyor
Chainalysis verileri, İran’ın kripto para faaliyetlerinin önemli jeopolitik ve iç olaylarla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. 2024 ve 2025 yıllarında yaşanan birçok önemli olay sırasında blockchain faaliyetlerinde keskin artışlar gözlemlendi.
Ocak 2024’te Kerman’da gerçekleşen bombalı saldırılar, Ekim 2024’te İran’ın İsrail’e yönelik füze saldırıları ve Haziran 2025’teki 12 günlük çatışma dönemlerinde kripto para işlemleri zirve yaptı. Özellikle Haziran 2025’teki çatışma döneminde ABD ve İsrail’in İran’ın nükleer ve balistik füze programlarına yönelik ortak saldırıları ile Nobitex borsasına ve Bank Sepah’a yapılan siber saldırılar, kripto para kullanımını tetikledi.
Analistler, bu korelasyonun blockchain verilerini jeopolitik istikrarsızlık için gerçek zamanlı bir ölçüm aracı haline getirdiğini belirtiyor. Geleneksel ekonomik göstergeler genellikle ancak gecikmeli olarak bu tür bilgiler sunarken, blockchain verileri anında içgörü sağlıyor.
Protestolar Sırasında Bitcoin’e Yönelim Arttı
Aralık 2025 sonunda başlayan kitlesel protestolar ve hükümetin uyguladığı internet kesintileri sırasında, İranlıların borsalardan kişisel Bitcoin cüzdanlarına çekim yapma oranlarında dramatik bir artış yaşandı.
Chainalysis, 1 Kasım ile 27 Aralık 2025 tarihleri arasındaki normal dönemi, 28 Aralık 2025’te başlayan protesto dönemiyle karşılaştırdığında hem günlük işlem miktarlarında hem de transfer sayısında önemli artışlar tespit etti. Bu davranış, İranlıların sermaye kontrollerinden, para birimi çöküşünden ve finansal gözetimden korunmak için Bitcoin’i güvenli liman olarak tercih ettiğini gösteriyor.
İran Riali’nin Değer Kaybı ve Enflasyon
İran riali 2018’den bu yana değerinin yaklaşık yüzde 90’ını kaybetti. Ülkede enflasyonun yüzde 40 ile yüzde 50 arasında seyrettiği tahmin ediliyor. Bu ekonomik ortamda Bitcoin’in taşınabilirliği, sansüre karşı direnci ve küresel kabul görmesi, onu sermayeyi korumak için cazip bir seçenek haline getirdi.
Chainalysis’in araştırma başkanı Eric Jardine, “Raporumuzda belgelediğimiz güvenli limana kaçış etkisi büyük ölçüde Bitcoin ile sınırlı, bu da kriz zamanlarında İran vatandaşları için tercih edilen güvenli liman varlığının Bitcoin olduğunu gösteriyor” dedi.
Jardine ayrıca, “Kriz geçtikten sonra fonların ne kadarının kripto paradan yerel para birimine ve geleneksel finansal ağlara geri döneceği henüz net değil. Rialin önemli değer kaybını göz önüne alırsak, çoğu insan için yerel para birimine geri dönüş cazip bir seçenek olmayacak” ifadelerini kullandı.
Bitcoin’in Çift Yüzü
Rapor, Bitcoin’in İran’da paradoksal bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Bir yandan otoriter bir rejim tarafından yaptırımlardan kaçmak ve yasadışı faaliyetleri finanse etmek için kullanılırken, öte yandan sıradan vatandaşlar için özgürlük ve ekonomik kurtarma aracı işlevi görüyor.
Human Rights Foundation aktivisti Alex Gladstein’ın ifadesiyle Bitcoin, “özgürlük için Truva atı” haline gelmiş durumda. İran hükümeti Bitcoin’i benimsedikçe, vatandaşlar da bu teknoloji hakkında daha fazla bilgi edinip kendileri için edinmek istiyorlar.
Blockchain Verileri Jeopolitik İstihbarat Aracına Dönüşüyor
Chainalysis, İran örneğinin blockchain verilerinin jeopolitik istihbarat toplama için nasıl kullanılabileceğini gösterdiğini vurguluyor. Şirket, bu dinamikleri zincir üzerinde gözlemleyebilme yeteneğinin hükümetlere, düzenleyicilere ve finans kuruluşlarına önemli içgörüler sağladığını belirtiyor.
Yaptırımların etkinliği, sermaye kaçışı ve siyasi risk neredeyse gerçek zamanlı olarak değerlendirilebiliyor. İran üzerindeki uluslararası baskı devam ederken ve iç istikrarsızlık sürerken, kripto paraların ülkenin finansal altyapısının kritik bir bileşeni olarak kalacağı öngörülüyor.
Geleceğe Bakış
İran’ın kripto para ekosistemindeki bu büyüme, dijital varlıkların karmaşık jeopolitik ortamlarda nasıl farklı amaçlara hizmet edebildiğini gösteriyor. Bitcoin ve diğer kripto paralar, hem baskıcı rejimlerin yaptırımlardan kaçış aracı hem de vatandaşların ekonomik özgürlük için kullandıkları bir teknoloji olarak iki uçlu bir işlev görüyor.
Uzmanlar, İran’daki kripto para kullanımının önümüzdeki dönemde de artmaya devam edeceğini, özellikle ekonomik koşullar kötüleşmeye devam ettikçe vatandaşların Bitcoin’e olan talebinin daha da yükseleceğini öngörüyor.


